Archive for 2012

Beşiktaş mali durumlar nedeni ile kötü günler geçirirken bu durumdan kurtulmak için küçülmeye gitti.Geçen yılki takım adeta dağıldı.

Quaresma, Simao, Mehmet Aurelio,ü Ernst, Bebe, Egemen, Rüştü, takımdan ayrıldı.Ayrılan bu oyuncular takımın iskeleti ve değişilmez oyuncularıydı.

Beşiktaş bunların yerini genç oyuncularla kapatmak istiyor.

Galatasaray'da son yıllarda bir sol bek sıkıntısı yaşanıyor.Ergün ve Hakan Ünsal'dan sonra ciddi bir bek sorunu olduğu kesin.Belki de o bölgeye sonradan gelen futbolcuların şanssızlığı bu iki oyuncunun başarılı dönemde iyi futbol sergilemesi ve o bölgeye alınan diğer oyunculardan da böyle performans beklenmesi.

Yıllarca 10 numara mevkiinde Hagi'den sonra gelenlerin aslında o kadar istenilen performansı vermemesi,her transfer sezonunun başında "Aslan'ın yeni 10 numarası kim olacak?" başlıklarının atılmasına neden oldu.Ancak oraya alınan oyuncular Lincoln vb. o bölgede bana göre idare etti.Çünkü asla o performansı sergileyemediler.Sol bek sıkıntısı da buna benziyor biraz.Ergün ve Hakan'dan sonra gelenler durumu idare etti.

Galatasaray bu yıl her branşta başarı hedefliyor.Zaten erkek futbol,erkek basketbol,bayan basketbol,erkek voleybol ve bayan voleybolda yıldız ve yıldız denilebilecek oyuncular alındı.Daha önceki yıllar her branşta böyle büyük hamleler yapıldığını hatırlamıyorum.Ünal Aysal başkan olurken mali krizin ancak başarıyla atlatılabileceğini söylemişti ve geçtiğimiz sezonun yaşanan başarılar bu konuda ne kadar haklı olduğunu gösterdi.


Şu anda Hakan Balta ve Çağlar ikilisi o bölgede oynayan oyuncular.Açıkçası Hakan geçen sezon atağa katılan bir bekten çok üçüncü bir stoper gibiydi.Aklımdan kalan iki görüntüsü Antep deplasmanında çizgiden çıkardığı top ve Fenerbahçe maçında attığı gol.Çağlar ise geçtiğimiz sezon çok az maça çıktı.Kısacası her iki oyuncu da o bölgede idare ettiler.



Terim'in Şampiyonlar Ligi'ni de düşünerek yönetimden bir sol bek istediğini duymuştuk.Ben kalbimden geçen oyuncuyu söyleyeyim :Atila Turan.Hem genç,hem Türk statüsünde olması ve Sporting Lizbon gibi üst bir takımda oynuyor olması cezbedici tarafı.Yoksa bu gibi oyuncuları Kayserispor yönetimi kaçırmaz ve sonraki sezonlarda büyük takımlara büyük paralara satarlar :)

Kısacası bugünlerde Melo transferine öncelik veriliyor ancak unutulmamalıdır ki eğer Hakan ilk geldiği sezondaki gibi oynayamazsa ciddi sıkıntılar yaşanabilir.Üstelik Ünal başkanın da dediği gibi başarının bu kadar önemli olduğu yılda,geçen sene kanat sıkıntısı yaşayan takım,bu yıl da sol bek sıkıntısı yaşayabilir.




Emre Özdemir
Twitter:  @yemreozdemir

Fenerbahçe'nin Şampiyonlar ligi ön elemesindeki takibi Vasluı'de forma giyen Wesley'i transfer eden Al Hilal şimdide gözünü Fenerbahçe'nin yıldız oyuncusu Moussa Sow'a dikti.

Fenerbahçede soru işareti yaratan ve mutsuz olduğu söylenen Moussa Sow'a Arabistan takımlarından Al Hilal takımı talip çıktı.Teknik direktör Aykut Kocaman'da iyi bir teklif gelmesi halinde Sow'un takımdan ayrılabileceğini kaydetti.



 Gökdeniz KARADENİZ'in Çocuğu



Trabzonsporda Burak Yılmazın Galatasaraya gitmesinin ardından akıllara "Kim Gelecek?" sorusu takıldı. Türkiyede "büyük takımlara 2 Türk santrafor şart" mantığına bakılırsa transfer yapılacak gibi görünüyor, fakat uzun süredir Cenk Tosunu renklerine bağlamaya çalışan Bordo-Mavililer bu hamlelerden olumlu yanıt alamadı.

Eskişehirsporda Teknik Direktörü Ersun Yanal ile tartışan ve kadro dışı kalan Batuhan Kardeniz, Cenk Tosuna benzer oyun tarzı ile favori durumda.
Batuhanın,  genç olması, büyük takım tecrübesi olması ve Şenol Güneş gibi bir Hocayl ile disiplin sorunlarını aşacağı tahmin edildiği için, en mantıklı transfer olarak görünüyor.


Can Karahan
Twitter:  @CanKarahan34

Uzun zamandır soru işareti olan stoper bölgesinde çıkmazda sona gelinmeye başlandı.Joseph Yobo'nun menejeri bugün bir açıklama yaptı.

Şuan için anlaşma sağlanmadı fakat ufak pürüzler var, bu pürüzler giderileceğini düşünüyorum.Yobo seneyede Fenerbahçe'de forma giyecektir dedi.Yoboun bonservis bedeli ise 2,5 Sterlin.

Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım içerdeyken Fenerbahçe'ye büyük yardımlarda bulunan Rıdvan Dilmen'i sportif direktörlüğe getirmek için harekete geçti.

Fenerbahçede Kapalı kapıalr ardında sürpriz gelişmeler yaşanıyor.Aziz Yıldırım Rıdvan Dilmen'i sportif direktörlüğe getirmek istyor.Rıdvan Dilmen'de bu oalya sıcak bakıyor.Gelişmeler önümüzdeki günlerde dahada belirginleşecek.

Trabzonspor, Ağustos 1967 tarihinde kurulduğunda Türk futbolu üç büyük kulüp tarafından yönlendiriliyordu. Ne zaman ki Trabzonspor kuruldu, işte o tarihten beri Türk futbolu ihtilalinin ayak seslerini duyar gibi oldu. Trabzonspor kuruluşunun yedinci yılında 1973-74 sezonunda Türkiye İkinci Ligi Şampiyonu olarak Türkiye Birinci Ligine yükselmişti. Birinci ligdeki ilk yılında 9. olan Bordo-Mavililer ikinci yılında, 1975-76 sezonunda şampiyon olarak Türk Futbolundaki ihtilali gerçekleştirdi. Artık, Trabzonspor'da ambargo koymuştu şampiyonluklara. Hem de bir değil, iki değil 1976-84 yılları arasında, üç kez üst üste olmak üzere tam altı kez. Artık Dört Büyük vardı.

TRABZONSPOR'U ŞAMPİYONLUĞA TAŞIYAN FAKTÖRLER


Trabzonspor efsanesini yaratan faktörlerinin en önemlisi, bölgenin karakteristik özelliğidir. Karadeniz insanı hırçın ve hırslıdır. Tuttuğunu koparır. Bütün koşullar iyi bir yönetimle bütünleşince Trabzonspor efsanesi ortaya çıkmıştır. Trabzonspor'un kazandığı altı şampiyonluğun dördünde Ahmet Suat Özyazıcı, ikisinde Özkan Sümer'in imzası olması kendi değerini öne çıkarma ve özüne dönme politikasının bir ürünüdür. Şampiyonluklara ambargo koyan bu iki teknik direktör de Trabzonspor ve Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdırdılar. Tabi ki Şamil Ekici gibi dört şampiyonluğu kazanan bir başkanın varlığı da asla göz ardı edilmemelidir.


Gökalp İğci
Twitter: @gokalp61




  Siz Fenerbahçeli Olmayabilirsiniz!..

Ama Onlar Fenerbahçeliydi!..
Kurtuluş Savaşı’nda İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrıngton’ın Arabasını Çalıp Mustafa Kemal’e Hediye Eden Fenerbahçeli Futbolcu Casuslar..
Kulüp Bu Hırsızlık Olayından Dolayı General Tarafından Basılıp Kapatılmak İstenince Ayaklanan Bir Anadolu Halkı!..
Balıkçılık Yapıyoruz Diye İngiliz Askerleri Kandırıp Anadolu’daki Kurtuluşa Silah Kaçakçılığı Yapan Kaleciler, Defans Oyuncuları, Forvetler…
Ve Atatürk’ün Nasıl Koyu Bir Fenerbahçeli Olduğu..
Hepsi Bu Kitapta..
Harrington, tepkilere daha fazla dayanamadı, 70 gün sonra Fenerbahçe’nin yeniden açılması kararını imzalarken içinden şöyle düşünüyordu:
‘Bu ne tuhaf bir millet! Ülkelerini işgal ettik bu kadar tepki göstermediler. Feneri kapattık hepsi ayaklandı.. Neredeyse silaha sarılacaklar.’
Fenerbahçe sadece bir futbol kulübü değildir.
Fenerbahçe geçmişte “vatan ve özgürlük mücadelesi” vermiş bir ulusal teşkilatın adıdır. Fenerbahçe, emperyalizme kaşı verilen ilk bağımsızlık savaşının aktif katılımcısı, emperyalist kuşatmayla çevrilen bir ulusun tek moral kaynağı, tek umut ışığıdır. Fenerbahçe, Mustafa Kemal’in önderliğinde gerekleşen Kurtuluş Savaşı’nın sarı-lacivert rengidir. Fenerbahçe, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in gönül verdiği takımdır.
Bu kitap, Fenerbahçe’nin gizli tarihini Atatürk’ün hayatıyla paralel olarak incelemektedir. Bu kitapta Fenerbahçe ve Atatürk’le birlikte Kurtuluş Savaşı, bu savaşın gizli kahramanlarının penceresinden anlatılmaktadır.




Mehmet Atakan
Twitter: @memoatkn

Fenerbahçe Avusturya kampının son hazırlık maçında W. Krakow maçı aşırı yağıştan dolayı iptal oldu.Hakem maçı başlattı ve maçın 10. dakikasında yağış iyice arttı ve hakem iki taraf oyuncularını soyunma odasına yolladı.Daha sonra hakemin açıklamasıyla maçın iptal olduğu söylendi.

Böylece Fenerbahçe Avusturya kampını tamamlamış oldu.Sarı lacivertli ekip yarın yurda dönüyor.

Galatasaraydan kopmak üzere olan Felipe melo sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından Galatasaraylı taraftarlara seslendi.Felipe Melo yaptığı açıklamada Galatasaray'da oynamazsam bile Fenerbahçe'ye gitmem dedi .Felipe Melo yaptığı açıklama ile Galatasaraylı taraftarları mutlu etti.

Beşiktaşın yeni transferi Escude bugün sağlık kontrollerinden geçti.

Beşiktaşın İspanyanın Sevilla takımından bonservissiz olarak kadrosuna kattığı deneyimli stoper Escude bugün İstanbul'a geldi ve sağlık kontrollerinden geçti.Yaptığı ilk açıklamada Beşiktaş için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağını dile getirdi.Kadroda Portekizli oyuncuları tanıdığını söyleyen futbolcu özellikle İspanya'da karşılıklı oynadıkları Fernandes, Simao ve Quaresma'yı çok iyi tanıyorum.

Bundan 3 yıl önce Fenerbahçe ile oynamıştık, burada Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş arasında büyük bir rekabetin olduğunu biliyorum diyerek sözlerini tamamladı.

Galatasaray'da Melo transferinin kapanmasından sonra oraya aranan oyuncular arayışları sürüyor.Nbia transferi ön planda olmasına rağmen bu isme alternatif oalrak Nuri Şahin gösteriliyor.

Real Madrid'de istediği başarıyı yakalayamayan, kendini gösteremeyen yıldız oyuncu için girişimlere başlayan sarı kırmızılı yöneticiler transferi 3 milyon euro2ya bitirmek istiyor.Fakat Real Madrid bu oyuncuyu 6 milyon eurodan aşağı satmayı düşünmüyor.

Galatasarayın bu transferdeki rakibi ise İtalyan devi Milan.Milan Nuri Şahin için 5 milyon euroyu gözden çıkardı.

MELO VEDA ETTİ


Sosyal paylaşım sitesi Twitterdan yaptığı açıklamada

Merhaba, herkese iyi akşamlar, Galatasaray her zaman kalbimin bir köşesinde kalacak, taraftarlara teşekkürler, çok güzelsiniz


dedi.Birezilyalı yıldız bu mesajdan sonra kesin olarak takımdan ayrılacağını belirtmiş oldu.

Kaynak atsajans

Hamit'ten başlayalım..F.Bahçe ile anlaştıktan sonra Kuyt'a verilen sözün tutulması için istenilmeyen adam mı demeliydim? Çok olmadı kuyt transferi..yok pahasına alınan Kuyt transferini eleştiren G.Saray taraftarı, nasıl olurda hamit'i böyle büyük paralara alınca F.Bahçeye gol atmış sayarlar kendilerini ?Daha iki sene önce Stoch'u 5,5 milyona aldığmızda bizi katar kulubü olmakla suçlamışlardı oysa..

Amrabat'ı 7,5 + maymuna çevirdikleri Trabzon'dan geçen sene aldıkları oyuncuyu verip almaları , üstelik syn. başkanlarının "Kayseri'den birdaha oyuncu almam" sözünün üstünden daha bir ay geçmeden yapmaları bunu, ne kadar büyük yapıyor G.Saray'ı ?

Ve Burak..Bunuda M.Topuz örneğiyle açıklamak istiyorum.Beşiktaşlıyım dedikten sonra alınmasını eleştiriyorlardı yine :) ve Burak Beşiktaşlı olduğunu haykırırken yalancı başkanının onu G.Saraya satması neden etik oluyor ?

Kardeşim ya transferlerimizi ağzınızı açıp gözününü kapatıp eleştirmeyin ya da aynını yapnıca büyük G.Saray demeyin..Aysal Demirören'in kaldırdığı yere basarak boyuyor canım taraftarının gözünü..Saltanatının uzun sürmediğini Demiören'in hesaba katmayarak.yazık..Başarılar G.Saray..:))

Muaz Çelik
Twitter: @cElikMuaz

Televizyonları başında merakla ve dikkatlice izlediğimiz yıldız futbolcular şu sıralar sevdikleriyle beraber bieyerlerde tatildeler.Kimi ailesiyle, kimi sevgilisiyle, kimi kankasıyla ama hepsi sevdikleriyle bir yerlerde eğleniyorlar.

Galeriye Görmek İçin Soldaki Resme Tıklayınız

Yeşil sahada ter döken ve mücadele eden yıldızlar şu sıralar eğlencede, tatilde, müzikte, dansta.Bu görüntülerde Hayat Onlara Güzel dedirtiyor insana.İlgili aramalar: Hayat Onlara Güzel, quaresma, gerrard, robinho, ronaldo, messi, lugano.



















Fenerbahçe'nin iki genç yıldızı Salih Uçan ve Recep Niyaz basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Kampta çok yoğun çalıştıklarını dile getiren genç futbolcular, kamp çok yoğun ve bir okadar da eğlenceli geçiyor.A takıma uyum sağladık ve forma için savaşıyoruz dediler.

Genç futbolcular Aykut Kocaman'a kendilerini seçtikleri için teşekkür ederken, Fenerbahçe'de uzun yıllar oynamak istiyoruz dediler.Bu forma ile anılmak istediklerini söyleyen genç futbolcular, Fenerbahçede kalıcı olmak için elimiden geleni yapacağız ve çalışacağız dediler.

Oz Büyücüsü dediğimiz gol attığında Dady Cool şarkısını değiştirerek Harry Kewell diye bağırdığımız Harry Kewell'ı hatırliyacağız...


Harry Kewell lakabıyla Oz Büyücüsü şampiyonluğumuz sonrası 2008'de takıma katıldı.Gelir Gelmez "Kendimi yeniden kanıtlamak istiyorum.Bunun en güzel yolu da Galatasaray gibi bir kulüpte oynamak. Yeni takımımla sahaya çıkmak için sabırsızım ve gözümü ileriye çevirdim, yapacağım yeni şeyler var." şeklinde bir açıklama yapmıştı.Geldiğinde herkesi heyecanlandırdı,sevindirdi,umutlandırdı.Çünkü o koskoca Kewell'dı.İlk maçı Süper Kupa finaliydi ve henüz ilk maçında 1 gol 1 asist yapmıştı ve ona olan güveni daha da çok arttırmıştır.Bordeux maçında mükemmel bir gol attı ve tur atlamamıza yardım etti ve gerçek bir Galatasaraylı olmuş oldu.Genellikle yedek klübesinde otursada oynadığı her dakika etkili oldu,savaştı,ruhunu koydu ortaya.Baros'un sakatlanmasıyla forvette görev almaya başladı ve oynadığı 9 maçta 8 gol attı fakat Kewell şanssız bir şekilde sık sık sakatlanıyordu.


2010 Dünya Kupası sonrası yaşadığı sakatlıklar nedeniyle gönderilmesi gündeme geldi.GC United'in 3 Milyon Euro'luk teklifini reddedip 1,8 Milyona yeni sözleşme imzaladı.Yabancı sınrılaması nedeniyle hep kenarda oturmak zorunda kaldı ama buna hiçbir zaman kızmadı,tepki göstermedi oynayacağı zamanı bekledi.Avrupa Ligi maçlarında en büyük kozumuz oldu.Ölümüne oynadı,gerçek bir Galatasaraylı gibi oynadı.Ancak sakatlıkları devame diyordu.Taraftar 10'larca kampanya başlattı onun kalası için tribünde STAY WİTH US HARRY pankartları açıldı,bağırıldı,klübe mailler atıldı ancak 31 Mayıs 2011 günü sözleşmesi bitti ve Harry Kewell takımdan ayrıldı ardından Melbourne Victory'e transfer oldu.Galatasaray'a gerçekten çok büyük katkıları oldu varını yoğunu sahaya koydu.Galatasaray'a gelip giden ve en çok sevilen yabancılardan oldu,buraları ve Galatasaray'ı çok sevdi,kendini herkese sevdirdi ve herkesin takdirini kazandı.Şimdi tekrar İngiltere'ye döneceği iddiaları var ve o bunu gerçekten istiyor.Bundan sonraki hayatında başarılar dileriz Oz Büyücüsü...

"SON SÖZ"
Karaciğerindeki rahatsızlığı nedeniyle çok çabuk yoruluyor fakat buna rağmen terinin son damlasına kadar mücadele ediyordu.Son olarak büyük bir onura layık görüldü ve oylama sonucu ülkesi Avustralya'nın gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu seçildi...

Bugün gelmek istese yine gelmesini en çok istediğim oyunculardan biri olur.Unutmadık seni Harry Unutmadık Kewell Unutmadık Oz Büyücüsü...

Fatih Terim’in takımın başına gelmesi ile; 2011-2012 sezonuna başlarken, taraftarın içinden geçen “acabaların” gerçeğe dönüşeceğine dair inançlar her maç daha da artmıştı. Yabancıların uyumu, Türk oyuncuların hırsları, yöneticilerin takımla olan iletişimi, bu inanca dair umutları daha da artırmıştı ve sonuç uzun aradan sonra gelen şampiyonluktu.

Bu sezona girerken ise; taraftar şampiyon olan kadronun, üç kulvardaki mücadele için yeterli olmayacağını biliyordu. 34 haftalık maraton, 6 playoff maçı olmak üzere (Türkiye kupasından erken elenildi) 40 maçlık ligde Galatasaray’ın yedekleri neredeyse oyuna hiç etki edemedi. İlk onbir oyuncuları çok yıpranırken, aslarla yedekler arasındaki kalite farkı yadsınamazdı. Dolayısıyla; Burak Yılmaz, Hamit Altıntop, Umut Bulut gibi A milli takım oyuncuları ile birlikte ligimizin “yerli yabancıları” olan Dany ve Nordin Ambramat gibi oyuncular da transfer edildi.

Kadroya baktığımız zaman, geçen seneki ilk onbirin omurgalarına ilave bol alternatifli kadro kurulduğu görülmekte. Başarı için istikrar şartken, Terim bununla birlikte, eksik bölgelere nokta atışı da yapmış oldu. Defans hattının korunacağını varsayarsak (Dany, gelecek sezon futbolu bırakacak Ujfalusi’nin yerine zamanla monte edilecek); orta saha dörtlüsünde solda Ambramat göbekte Selçuk ve alınacak yeni transfer ( Melo, primler ve bonusla beraber 4.2 mil Euro’yu reddetti) ve sağda Hamit yer alacak. İleride de Elmander ve Burak ikilisi gol ümitlerimiz olacak. Geçmiş sene çokça katkı yapan ancak şampiyonlar ligi seviyesinde yetersiz olduğu aleni olan Engin ve Emre Çolak kanatlar için akla gelen ilk alternatifler. Umut Bulut da 4-3-3 taktiğinde sağ kanatta oynayabilir ancak o da Necati ile birlikte yedekte sıra bekleyecek. Albert Riera ve Milan Baros’un gitmesi kaçınılmazken (Toplam aldıkları yıllık ücret 5.6 mil Euro), bekleneni veremeyen Sercan Yıldırım,Yiğit Gökoğlan, şanssız Yekta Kurtuluş gibi oyuncuların da kiralanması büyük olasılık.

Bu kadro yapılanmasından yola çıkarak, Fatih Terim’in Türkiye Kupası ve lig için geçen sezon oynattığı 4-4-2 taktiğini uygulayacağını söylemek müneccimlik olmaz. Takımın bu sezon daha fazla gol atacağı muhakkak, ancak Melo yerine kimin alınacağı, Semih’in formunu devam ettirip ettiremeyeceği ve Ambramat’ın savunma içindeki taktik disiplini gibi etkenlerle daha fazla gol yenebileceği de göz ardı edilmemeli. Şampiyonlar liginde ise; deplasmanlarda 4-2-3-1 taktiği ile (Elmander tek forvet iken; Selçuk ve alınacak önlibero’nun önünde Ambramat-Hamit-Engin veya Dany önliberoya sürülerek, ambramat-gelecek yeni yabancı-Hamit gibi varyasyonlar denenebilinir). 

Sonuç olarak, Fatih Terim’in 4 sene üst üste şampiyon olan takımına yeni bir rakip çıkmakta. Şampiyonlar liginde şanslı bi kura ile (İlk torba takımlarından Barca, R. Madrid ve Manchester gibi sistem takımları dışında gelecek herhangi bir takım) ve her geçen maç eksiklerini kapatıp, gelişen bir yapılanmayla bu kadronun başarılı olması sadece temenni olarak kalmayacak gibi.
 Ozan KARAHAN
Twitter: @krhnltrsln

Emre Belezoğlunun gidişinden sonra orta sahanın ortasına iki yönlü bir oyuncu arıyan Fenerbahçe uzun zamandır tranfer etmek istediği Diarra transferinde önemli bir aşama katetti.

Real Madrid'de istediği kadar forma şansı bulamayan ve ayrılmak isteyen Diarra Fenerbahçe'ye sıcak bakıyor.Oyuncu ile yeniden görüşecek olan Fenerbahçe maliyeti çok yüksek olmaza bu transferi bitirecek ve bombayı patlatacak.

Bugün çıkan haberlerde Fransız yıldızın menejerinin görüşmeler için İstanbul'a geldiği söyleniyor.

KAYNAK:FOTOMAÇ

Son hazırlık maçımızı bugün oynadık Dinamo Tiflisle.Bu üç hazırlık maçını genel olarak değerlendirirsek Aykut hocanın hep bahsettiği pas akışının hızını arttırma önde basma ve oyunun kontrolünü sağlama olaylarının geçen seneye göre bir seviye daha geliştiğini görebiliriz.


Dikkat çeken oyunculara gelirsek bir numaraya Hasan Ali'yi koyarım.Hücuma çıkışları top kontrolü pozisyon alışları sezon başında kesinlikle bonservisinin alınması gerek dediğim Zieglerden daha iyi.Öncelikle bakmamız gereken defansif yanını ise lig başlayınca göreceğiz çünkü bir bekin ilk sorumluluğu defans yapmaktır ama ofansif yönüyle takıma çok şey katacağı kesin.


İkinci olarak Kuyt'tan bahsetmek istiyorum.Öncelikle şunu belirteyim Kuyt isim olarak şaşalı bir isim olsa da kesinlikle bir yıldız değil.Bunu zaten maçlarda gördük.Kuyt yetenekleriyle değil daha çok mücadelesi hırsı ve takıma verdiği pozitif enerjiyle yarar sağlayacaktır ve bence sağ açıktan çok forvet de görevlendirilmesi gerekir.Fenerbahçe nin 8 yıldır oynadığı Alexli ve tek forvetli sisteminde en ileri uçta oynayıp başarılı olan futbolcular hep mücadeleci yırtıcı güçlü ve en önmelisi arkası dönük top alabilen futbolculardı(niang,nobre).Ben Kuyt'ın oyuncu özellikleri baz alınarak bu işleri yapabileceğini düşünüyorum.


Biraz da Baroni den bahsedelim.Bana göre şu an süper lig de oynayan Fernandes ve Selçuk İnandan sonra en iyi orta saha oyuncusu.İki sene önce oynadığı futbolla şu an oynadığı futbol arasında dağlar var ve şu an kadroda orta sahada oyunun iki yönünü oynayabilen tek futbolcumuz ne Topal ne Selçuk hücumu iyi oynayabilen ve pas istasyonu olabilecek futbolcular değil, bu yüzden(eğer oraya emre tipi bir oyuncu alınmazsa) orta sahanın bankosu bu sezon Baroni ve yedeği de Salih olmalı.


Son olarak kaptandan konuşalım.Onun hakkında pek fazla konuşmaya gerek yok aslında bu üç maçta yine nasıl büyük bir deha olduğunu ve bu sezon takımı sırtlayacağını gösterdi.Alex'in yaşını konuşuyorlar bırakın konuşsunlar çünkü o zaten fizik gücüyle değil beyniyle ve tekniğiyle oynuyor bu oyunu.


Biraz da yapılması beklenen transferlerden bahsedelim.Bugün Krasiç'in adı geçti çok kaliteli bir futbolcu peki çok mu gerekli ? Bence hayır.Şu an Fenerbahçe'nin transfer önceliği ortasahanın ortasına iki yönlü oynayabilecek bir adam olmalı.Çünkü Emre boşluğu kolay doldurulabilecek bir adam değil koskoca Atletico Madrid boşuna Türkiye'den 32 yaşında adam transfer etmez çok kaliteli bir futbolcu kaybettiğimizi kabul edelim.


ikinci olarak bir stoper alınmalı demeyeceğim Yobo alınmalı diyeceğim çünkü yobonun takım içinde çok ayrı bir yeri var.Sadece kalitesiyle değil takım üzerindeki psikolojik etkisiyle KESİNLİKLE bonservisinin alınması gerektiğini düşünüyorum Rolando ismi geçiyor umarım olmaz.


Toparlamak gerekirse şu anki takımla geçen seneden daha iyi olduğumuzu düşünüyorum bir stoper bir de orta saha alınırsa ne ala.Ama en önemlisi futbolcularımız Türkiye'nin en büyük kulübünde oynadığının bilincinde ve hepsi karakterli sorumluluğunun farkındalar ve tabiki BAŞKAN artık aramızda!.Umarım bu sezon her şey gönlümüzce olur.


Son olarak şunu söylemek istiyorum başkanı AZİZ YILDIRIM teknik direktörü Aykut Kocaman ve kaptanı Alex De Souza olan bir takımın taraftarıyız bunun için binlerce kez şükretmeliyiz.




Emircan KARAMAN
Twitter: _emircankaraman

Accessories

Partner

Followers